3 Haziran 2013 Pazartesi

                             DOLAŞIM SİSTEMİ

Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden sağlanır. Canlıların hücrelerinde enerjinin üretilebilmesi için gerekli olan besin ve oksijenin hücrelere taşınması gerekir. Ayrıca hücrelerde yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazı ile zararlı atık maddelerin de boşaltım sistemi organlarına getirilerek vücut dışına atılması gerekir.
Hücreler için gerekli olan besin ve oksijenin hücrelere taşınmasını, hücrelerde yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazı ile zararlı atık maddelerin boşaltım organlarına (akciğerlere ve böbreklere) iletilmesini sağlayan sisteme dolaşım sistemi (kalp – damar sistemi) denir.
(Hücrelerde yaşamsal faaliyetler için gerekli olan ve sindirim sisteminden kana geçen besinler ile solunum sistemi ile akciğerlerden kana geçen oksijen gazını hücrelere taşıyan, hücrelerde yaşamsal faaliyetler sonucu oluşan karbondioksit gazını akciğerlere, zararlı ve atık maddeleri böbreklere (boşaltım sistemi organına) götüren sisteme dolaşım sistemi denir).
Dolaşım sistemi kalp, damarlar ve kandan oluşur. Kalp ve damarlara dolaşım sistemi organları denir.

                               

1- KALP (YÜREK) :
Kalp, göğüs boşluğunda, diyaframın üstünde ve iki akciğer arasında, göğüs kemiğinin arkasında, sivri ucu sola yatık durumda, koni şeklinde ve herkesin yumruğu büyüklüğündeki organdır. (Yetişkin kadınlarda 230 – 280 gr, yetişkin erkeklere 280 – 340 gr arasındadır).

a) Kalbin Görevi :
Kalp, kasılıp gevşeyerek kanın damarlar içinde bütün vücudu dolaşmasını sağlar. Kalp, vücutta pompa görevini görür. Kanı vücuda pompalar ve tekrar toplar.

b) Kalbin Yapısı :
• Kalp, çizgili kaslardan yapılmıştır fakat isteğimiz dışında çalışır.
• Kalp, üstte iki kulakçık, altta iki karıncık olmak üzere toplam 4 odacıktan oluşur.
• Kulakçıkların arasında ince, karıncıkların arasında kalın kas tabakası bulunur. (Bu nedenle karıncıklar, kulakçıklardan daha güçlü kasılırlar ve gevşerler).
• Karıncıklar kulakçıklara göre daha geniştir.
• Kulakçıklar ve karıncıklar arasında, kulakçıklardan karıncıklara kan geçişini sağlayan kapakçıklar bulunur. Kapakçıklar, kulakçıklar kasıldığında kanın karıncıklara inmesini sağlar, karıncıklar kasıldığında kanın karıncıklardan kulakçıklara dönmesini engeller. (Sağ kulakçık ile karıncık arasında üç parçalı, sol kulakçık ile karıncık arasında iki parçalı kapakçık bulunur).
• Kalbin sağı ve solu kaslardan yapılan duvar ile ikiye ayrılmıştır.
• Kalbin sol tarafında temiz kansağ tarafında kirli kan bulunur.
• Kalbe kan getiren damarlar kulakçıklara bağlıdır. Bu nedenle kalbe gelen kan kulakçıklarda toplanır.
• Kalpteki kan, karıncıklardan pompalanır, gönderilir.
• Kalbin üzerini örten kalın, esnek ve dayanıklı olan zara kalp zarı (periton) denir. Bu zar ile kalp arasında kaygan bir sıvı bulunur. Bu sıvı kalbin rahat çalışmasına yardım eder.
• Besin ve oksijen yönünde zengin olan açık renkli kana temiz kan denir.
• Besin ve oksijen yönünde fakir olan koyu renkli kana kirli kan denir.


http://yazarlikyazilimi.meb.gov.tr/Materyal/afyon/afyon4/dolasimsistemi/dolasim_sistemi.htm


http://www.youtube.com/watch?v=p3l9T4V2wd8
http://www.youtube.com/watch?v=q6OILPFpS8Q

29 Mayıs 2013 Çarşamba

                           ÖĞÜTME VE İLK SİNDİRİM BÖLGESİ : MİDE


  • Mide diyaframın hemen altında yer alır.
  • 5 saniye içinde yemekborusundan geçen besinler mideye gelir ve burada 2-6 saat kalırlar.
  • Mide genel olarak besinleri depolayan , mekanik olarak parçalayan ve besinlerdeki proteinleri sindiren bir organdır.
  • Besinler ,midedeki kasların ritmik hareketi ile gastrik sıvı (mide özsuyu) karıştırılarak bulamaç haline getirilir ve kuvvetlice karıştırılarak mekanik olarak parçalanır.



            İNCE BAĞIRSAKTA SİNDİRİM

  •   Mide ve onikiparmak bağırsağını  ayıran pilorik sifinksterin açolması ile besin mideden incebağırsağa geçer.
  •   İnce bağırsak duodenum , jejunum ve ileum olmak üzere üç bölgeye ayrılır.
  •   İnsanda duodenum (25-30 cm),jejunum (1,5 m) , ileum (4 metre ) dir.
  •    sindirim işlemi en aktif olarak duodenumda  olur. incebağrsağın geri kalan bölümlerinde ise daha çok emilim olayı meydana gelir. 
   


      SUYUN EMİLDİĞİ VE KATILARIN YOĞUNLAŞTIRILDIĞI BÖLGE : KALIN BAĞIRSAK

  •   Kalın bağırsak sindirilmeyen maddelerin toplandığı ve atıldığı insanda yaklaşık 1,5 m uzunluğunda bir organdır.
  •   Suyun ve bağırsak özsuyunun büyük bir kısmı incebağırsakta emilirse  de ,suyun geri kalan kısmı ve bazı minaraller kalınbağırsakta emilir.
  •    Kalınbağırsaklarda sindirilmemiş olan maddelerden su geri alınarak oluşturulan katı ve yarı katı dışkı kalınbağırsağın rektum adını alan kısmında birikir.

                                                           SİNDİRİM SİSTEMİ
  

  Sindirim kanalı :
 

  •   Besini almak,
  •   Alınan besinleri mekanik ve kimyasal yolla parçalayarak hücrelerin emebileceği kadar küçük yapıtaşlarına ayırmak ve onları emmek,
  •   Sindirilmeyen besin artıklarını vücut dışına atmak üzere özelleşmiş bölümlerden oluşur.


     

     Besini Alan Bölge 

    Sindirim kanalının ilk bölgesi ,besini alma i alınan besinin öğütülmesi ,ayrıca yutmaya ugundur.Bu kısım çeneler,dişler,dudaklar,dil,ağız boşluğu,yutakı içerir.
 
     DİL :
  •   Dil ağız içindeki besinin hareketini sağlar ve onun yutulmasına yardımcı olur.
  •   Bazı hayvanlarda avın yakalanmasına yardımcı olur.
  •   Üzerindeki tad tomurcukları aracılıyla besinlerin tadının alınmasında işlev görür.

        DİŞLER:

  •     Ağız yoluyla dışardan alınan besinler , ilk olarak çenelerde bulunan dişler tarafından öğütülür.Mekanik olarak parçalanır ve daha sonra tükürük yardımıyla ıslatılarak lokma haline getirilir.
  •     Memeliler genellikle farklı tip dişlere sahiptir ve her biri farklı fonksiyon için özelleşmiştir. 
             -Kesici dişler ısırma,kesme, ve savunmada uygundur.
             -Köpek dişleri yakalama,delme ve koparma için
             -Azı dişleri öğütme ve ezmeye uygun şekilde gelişmiştir.

         
  




             YUTAK:

  •       Yutak hem yemek borusuna hemde soluk borusuna açılır.
  •        Lokmanın yutağa gelmesi yutkunma refleksini başlatır ve besinler yemek borusuna geçer.
  •        Yutkunduğumuzda soluk borusunun üst kısmı yukarı doğru kalkarak glottis denilen ,epiglottis adındaki kıkırdak yapısındaki kapakçıkla kapanır.
           


              YEMEK BORUSU :

  •         Besinin yutaktan mideye taşıyanboru şeklindeki yapıdır.
  •         Yemek  borusu peristaltik hareketlerle besini mideye iletmekle görevlidir.
  •          Fakat bazı hayvanlarda değişikliğe uğrayarak besin maddelerini depolayacak hale gelmiştir.Örneğin kuşların kursağı yemek borusunun değişikliğe uğramasıyla meydana gelmiştir.Kursak besinin depolanmasına ve yumuşatılmasına yardım eder.
            

                              ORGAN SİSTEMLERİ


  • Organizmanın en küçük canlı birimine hücre denir.
  • Yapısal ve işlevsel olarak birbirine benzeyen veye birbiri ile ilişkili olan hücreler bir araya gelerek dokuları oluşturur.
  • Dört farklı doku çeşidi (epitel,bağ,kas,sinir) aktivitelerini belirli bir doğrultuda koordine ederek organları meydana getirir.
  • organlar işlevlerini uyumlu bir şekilde birleştirerek organ sistemlerini oluşturur.


  1.       Destek ve Hareket Sistemi
  2.       Sindirim Sistemi
  3.       Solunum Sistemi
  4.       Dolaşım Sistemi
  5.       Boşaltım Sistemi
  6.       Sinir Sistemi
  7.       Üreme Sistemi
  8.       Endokrin Sistem

28 Mayıs 2013 Salı

                                MAKROMOLEKÜLLER



        Biyolojik makromeleküller 4 temel sınıfa ayrılır.


  •        Karbonhidratlar
  •        Lipidler
  •        Proteinler
  •        Nükleik asitler


          KARBONHİDRATLAR
  1.  Yakıt ve yapısal materyal olarak kullanılırlar.
  2.   Karbon , hidrojen , oksijenden oluşan bileşiklerdir.Bazıları ayrıca azot ve kükürt atomları da içerir.
  3.   Yapılarında çok sayıda hidroksil , bir aldehit veya bir keton grubu bulunur.
  4.   Monosakkaritler , disakkaritler  ve polisakkaritler olarak üç gruba ayrılırlar.

        LİPİDLER
  1. Polimer yapısında olmayan makromoleküllerdir.
  2. Suda çözünmezler.Hidrofobik özelliğe sahiptirler.
  3. Yapılarında karbon , hidrojen ,oksijenin yanı sıra fosfor ya da azot da içerir.
  4.  Yağ asitleri en basit lipidlerdir.
  5.  Yağ asitleri , nötral yağlar , fosfolipidler , steroidler biyolojik öneme sahip lipidlerdir.
       PROTEİNLER
   
  1. Yapısal destek , depolama ,diğer bileşiklerin taşınması , sinyal iletimi , yabancı maddelere karşı savunma vb. pek çok görev proteinler tarafından gerçekleştirilir.
  2. Bütün proteinler 20 çeşit aminoasitten oluşturulan polimerlerdir.Aminoasitler farklı sayı ve düzende birleşerek binlerce çeşit proteini meydana getirir
  3. Tüm proteinler karbon , hidrojen ,oksijen  ve azot içerir.
       
      NÜKLEİK ASİTLER
  1. Bilgi taşıyan polimerlerdir.
  2. Nükleotidlerden oluşmuştur.
  3. İki tip nükleik asit vardır  (DNA, RNA)

                                                    HAYVANLAR ALEMİ


  •  Hayvanlar çok hücreli , heterotrof , ökaryot canlılardır.
  •  Hücre çeperi yoktur.
  •  Sentrozom vardır.
  •  Yedek depo maddesi glikojendir.
  •  İskelet sistemlerine göre sınıflandırılabilir.







                                                   MANTARLAR ALEMİ


  •    Klorofil içermediklerinden heterotroftur. Ya saprofit ya da parazit yaşarlar.
  •    Hücre çeperleri bulunur.
  •    Depo maddeleri glikojendir.
  •    Sporla ürerler.
  •    Çok çeşitlidir.maya mantarları , küf mantarları , şapkalı mantarlar vb.

        

    Makroskobik ve mikroskobik mantarlar.

MANTAR ZEHİRLENMELERİ Sürüyor
                        BİTKİLER  ALEMİ
  
    - Kloroplastlı ototrof canlılardır.
    - Hücer çeperei bulunur.
    - Sentrozomları yoktur.
    - Yedek depo maddeleri nişastadır.
    - Üremelerine göre sınıflandırılabilirler.


     

http://www.erguven.net/anasayfa/yazigoster/Bitkiler-Kavram-Haritasi-6-Sinif-Fen406

Çiçeksiz Bitkiler 

 1) Çiçek ve tohum oluşmaz
 2) Gerçek kök , gövde ve yaprak yoktur.
 3) Sporlarla ürerler ve döl almaşı görülür.
 4) Su yosunları ve kara yosunlarında iletim demetleri yoktur.
 5) Eğrelti otlarında iletim demetleri vardır.

 Eğrelti Otu
Eğrelti Otu Çiçeksiz midir
http://www.bakimliyiz.com/soru-cevap/111988-egrelti-otu-ciceksiz-midir.html

Kara Yosunu

http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/k/Kar/pages/Kara%20yosunu_1_jpg.htm


Çiçeksiz Bitkiler
- Çiçek ve tohum oluştururlar.
- Kök , gövde ve yaprak vardır.
- Eşeyli ürerler.
- Açık veya kapalı tohumlu olabilirler.
- Tohunlar tek veye çift çenekli olabilir .

 
http://www.forumdas.net/biyoloji/bitkilerin-siniflandirilmasi-95072/

                                                 ÖKARYOT CANLILAR
  

-  Çekirdek zarı vardır.
-  DNA sitoplazmada bulunmaz , sadece çekirdekte bulunur.
-  Zarla çevrili organelleri vardır.

 * Protistalar , bitkiler , mantarlar , hayvanlar olmak üzere dört alemlen oluşur.


   1) Protista Alemi

   -Bir hücreliler tüm ökaryotlarınen fazla çeşitlilik gösteren grubudur.
   -Hareket tiplerine göre 3 e ayrılırlar.
 
    Amip
 
    Yalancı ayaklarıyla hareket eder.
     Heterotroftur.
     Fagositoz yapar ya da parazıt yaşar.

     

  http://www.biyoloji.5u.com/konu04/konu0404.htm

   

       Öglena 
      
      Kamçılarıyla hareket eder.
      Hem hazır besin alır hemde ışıklı ortamda kloroplastı ile fotosentez yaparak besin üretir.
         
      

      http://www.biyoloji.5u.com/konu04/konu0404.htm


     
http://www.bobiler.org/yafta.asp?obek=oglena


      Parmesyum 

     Silleriyle hareket eder.
     Heterotroftur.

      

http://www.biyoloji.5u.com/konu04/konu0404.htm



http://www.akvaryum.com/forum/paramesyum_kulturu_k475115.asp
                                               Bakteriler


  • Ribozomdan başka organeli yoktur.
  • Çekirdek zarı yoktur.
  • Bakteriler tek yada koloni halinde bulunabilir.
  • Hücre zarının dışında hücre duvarı bulunabilir.,yuvarlak , uzun,spiral veya virgül şeklinde olabilir.
Beslenmelerine göre üçe ayrılırlar ;
 1)  Kendi besinini kendisi yapanlar
 2)  Hazır besin alanlar
 3)  Kemosentez yapanlar 

Oksijen gereksinimine göre;
 1) Oksijenli solunum yapanlar
 2) Oksijensiz solunum yapanlar
 3) Hem oksijenli hem oksijensiz solunum yapanlar



3622_000000000000000







27 Mayıs 2013 Pazartesi

                                         BİYOLOJİNİN ALT BİLİM DALLARI

Biyoloji iki ana bilim dalına ayrılır;
Zooloji: Hayvanlarla ilgili bilim dalıdır.
Botanik: Bitkileri inceleyen bilim dalıdır.
Genetik : Canlıların kalıtsal özelliklerinin dölden döle geçişini inceler.Genlerin yapısını,görevini , genlerdeki değişiklikleri inceler.
Morfoloji: Canlıların Dış yapılarını ve görünüşlerini inceler.
Histoloji: Dokuların yapılarını oluşum biçimlerini, görevlerini hangi organlarda bulunduğunu inceleyen bilim dalıdır.
Stoloji: Hücrenin yapısını çalışmasını inceler.
Taksonomi Sistematik: canlıların benzerliklerine göre sınıflandırılmasını yapan bilim dalıdır.
Embirioloji: zigottan itibaren canlının gelişmesini ve farlılaşma evrimini inceler.
Moleküler Biyoloji: canlıların yapısını moleküler yapıda inceler
Parzitoloji: Asalak olarak yaşayan canlıların yaşam şeklini inceler.
Anatomi: canlılarda organ yapılarını, yerlerini ve birbirleri ile olan ilişkilerini inceler.
Fizyoloji: Doku ve organların görevlerini ve işleyişini inceler.
Ekoloji: Canlıların birbirleri ile ve çevreleri ile olan ilişkilerini inceler.
Mikro Bioloji: Mikroskabik canlıları inceler.
Uzay Biolojisi :Uzay koşullarının canlılar üzerindeki etkilerini inceler.
Biokimya: canlılarda gerçekleşen kimyasal olayları ve yapısındaki kimyasal maddeleri inceler.
Orkinoloji:kuş bilimidir.
Paleontoloji: fosiileri inceler.
Mommaloji:memelileri inceler.
İhtiyoloji: balıkları inceler.
Mikoloji : Mantarları inceler.
Entemoloji : Böcekleri inceler.
Viroloji: Virüs bilimidir.
Bakterioloji: bakteri bilimidir.




Bilimsel yöntem


Bilimsel yöntem, en basit haliyle aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

                       
  1. Evrendeki bir fenomenin gözlemlenmesi
  2. Bu fenomene dair, gözlemler ile tutarlı, ancak kesin olmayan, hipotez adında deneysel bir açıklama getirilmesi
  3. Hipotezin tahminlerde bulunmak için kullanılması
  4. Tahminlerin deneylerle veya ek gözlemlerle test edilmesi ve sonuçlar ışığında hipotezde gerekli değişikliklerin yapılması
  5. (3) ve (4) numaralı adımların hipotez ve deney arasında tutarsızlık kalmayana kadar tekrarlanması


 Bilimsel yöntem.png